Elveda Londra

Bugün son Londra gezimi yapıp, fish&chips imi yiyip gelmiş bulunmaktayım. Bu koşturmacada ne geziyorsun diyecek olanlara da okula projelerimi almaya gittiğimi söyleyeyim :)  Bahaneyle son son birde gezmiş oldum. Fotoğrafları projeleri götürdüğümde çekmiştim. Bir kısmı Liberty bir kısmı Selfridges den.

Her zaman kocaman fotoğraf makinamı yanımda taşımaya üşendiğimden, güzel birşeyler gördüğümde çekip, sizlerle paylaşamamaktan şikayet ederdim. Öteki yarımın dediği gibi bana bir köle lazım gerçektende, şöyle aldıklarımı taşıyacak, fotoğraf makinamı taşıyacak, yeri geldiğinde benim fotoğrafımı çekecek, sıcaklayıp montumu çıkardığımda taşıyacak, taşımaktan elim üşüdüğünde frappuccino mu tutacak :) Mariah Carey nin 100 yıl önce ki bir fotoğrafında ki gibi ağzıma milkshake in pipetini sokacak bir kız bulmak lazım banada :D  Neyse çok saptım konudan. Telefonla fotoğraf çekmek ise kalite sebebiyle yanına bile yaklaşmadığım bir konseptti. Neyse ki Instagram sayesinde bu sefer telefonla birşeyler çekebildim. En dandik fotograflar bile birşeye benziyor bununla :D

Yazının türkçe karakterleri yer yer sapıtmış olabilir. Farkettiklerimi düzelttim ama o kadar yorgunum ki mağdur görün. Bugün otobüste ineceğim durağı bile geçip son durağa gitmişim. Öylede saf saf 5-10 dakika oturdum otobüste, sonra bunun gideceği yok şuradan bişeyler çıkartayımda okuyayım deyince fermuar sesine varlığımı keşfeden otobüs şöförü ne yapıyosun sen orda diyerekten, son durak olduğunu söyledi, birde baktım ki kimse yokmuş otobüste gerçektende :D Sonra o yorgunlukla bidaha inmem gereken durağa geri yürüdüm.

Bugün yorgunluğuma birde hayali elveda video su çekmecilik eklenince, aklım pek yerinde kalmadı.  Birde insanın kulağında kulaklık olunca ayrı bir boyutta yaşıyor ya, oradan şarkı çalarken gözümün önünden geçenlerle kendi kendime klip çektim sanki :D Mesela şunu dinleyerek, herşeyi siyah-beyaz, birazda hızlı çekimde hayal ediyorsunuz tam oluyor :)

Burada özleyeceğim o kadar çok şey var ki, saymakla bitmez. Ucundan azıcık yazayım ama;

* Hiç tanımadığınız insanların sizinle konuşurken dear, darling gibi kelimelerle size hitab etmeleri. (Bugünkü otobüs şöförü mesela)

* İnsanların size dokundukları anda hemen sorry demeleri. Siz onlara çarpmış olsanız bile. ( Türkiyede size çarpıp yere düşürseler, üzerinize basıp geçerlerde yine farketmezler herhalde)

* Metro gibi bir yere, bu dünyaya ait olmayan tipte birisi bindiğinde normal insanların bi ona birde birbirlerine bakıp, bıyık altından gülümsemeleri :)

* En dandik işi yapan insanların bile hayatlarından bezmiş görünmeyip, sanki size hizmet ediyor olmak başlarına gelmiş en güzel şey gibi davranmaları. ( Annemin yaşadığı yerde ki Migros taki kasiyerlerden çok korkuyorum mesela, aldığım şeyi kafama atmasalar şanslıyım diye düşünüyorum hep)

* Herkesin birbirine kapı açması, yer vermesi vs.

* Kocaman parkta oturuyor olsanız bile yanınızdaki banka oturan insanın sigara içsem rahatsız olurmusunuz diye sorması.

* Alışveriş :D (Özellikle buraya ait sevdiğim markalar ve mağazalar tabiki)

* Metro daki müzisyenler.

* Yeşil alan bolluğu.

* Konserler ve müzikal gibi şeylerin ulaşım rahatlığı.

* Herkesin hayvan severliği. ( 5 senedir evime gelenlerden hiç kimsenin kedimi bir odaya kapatmamı istememesi ve aksine seve seve onunla oynamaları)

Bu kadar yeter herhalde, yoksa dediğim gibi bitmeyecek . Özlemeyeceğim şeyler havası ve suyu olacaktır herhalde. Yer yer idrar kokan sokaklarını bile özleyebilirim :)

Şu çekmece/dolap kulplarını çok beğendim. Birkoşu gidip eskiciden dolap kapıp, boyayıp, bunları takasım geldi.

Şu sinekli böcekli tabakları da oldum olası sevmişimdir. 10 sene önce, çeyiz yaparken Tepe Home da ne kadar  çok beğenmiştim de annem misafire onlarla yemek mi vericeksin, saçmalama diye aldırtmamıştı.  Anne kısmı da misafirden başka kimseyi düşünmüyor canım. Misafir onlarda mı oturacak, misafir onlarla mı yiyecek, misafir nerede yatacak, diye diye kendi istediklerini yaptırtıyorlar, daha doğrusu misafirin isteyeceklerini :)

2 Responses

  1. benden bizden Says:

    yazdigin seylere ben de katiliyorum. londrayi cok ama cok ozledim! :(

    sana ve esine yeni yasaminizda mutluluklar diliyorum. siz yerlesince ziyaretinize gelelim biz de :) hem bize sinekli bocekli tabak da fark etmez :P

    tasinma islerinde cooook kolay gelsin, yainda hersey tamamlanmmis olur merak etme…

    sevgiler.
    banu

  2. Tuba Mavituna Says:

    Sagol Banu, tabi bekleriz :) Hatta biz biyerlere gittigimizde kedimize bakacak ziyaretciler ariyoruz :D Biraz bizimle, biraz basbasa kalabilirsiniz ;)

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.