Hotel im Wasserturm

Bu hotel konusunda yazma sözünü Ekim ayında vermiştim sanırım. Taşınmaydı, diy’dı derken kaynadı gitti.

Eşimin bana yıldönümü sürprizi olarak, doğduğum yer olan Almanya/Köln’e düzenlediği 2 günlük tatil sürecinde kaldığımız yer burası. Ben böyle ilginç mimarisi olan yerleri seviyorum diye bu su kulesinde ki hoteli seçmiş. Bina 130 yaşında ve avrupanın en büyük su kulesiymiş. İçi oldukça ilginç tasarlanmış. Labirent havasında koridorları olan bu binanın çatı katında manzarayı 360 derece görebileceğiniz bir restaurantı bulunuyor.

Şuradan sitesini inceleyebilir, daha detaylı fotoğraflarını görebilirsiniz. Yaz döneminde giderseniz kesinlikle tavsiye ederim. Kışın biraz donabilirsiniz ama. Odalarda hiçbir şekilde klima, kalorifer, şömine, kısacası ısınabileceğiniz hiçbirşey yok ve yorganları da incecik. Biz ekimde gitmemize rağmen hava 3 dereceydi, odamızın camından bakınca tam karşıda yer alan açık yüzme havuzunda çoluk çocuk, bikinili, mayolu insanlar havuza giriyordu. Hoteli de daha çok Alman vücut ısısına yönelik tasarlamışlar sanırım.

Benim gezime gelince, trenle şehrin 25-30 dk dışında olan doğduğum hastaneye gittim, ben doğduğumda yaşadığımız evin önünde bol bol fotoğraf çektirdim :) Kölner dom (Cologne Cathedral) ve Ludwig Müzesine gittim, sokaklarda aylak aylak dolaştım, Cafe Reichard restaurant da oldukça leziz bir yemek yedim, orayı da tavsiye ederim. 10 küsür yıl sonra tekrar berliner denedim, belki yerinde daha güzel olur dedim ama yine beğenmedim. Birde butlers dan aşağıda ki battaniyeden aldım.

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.