İki lambanın hikayesi

Bir aydan fazladır masamdaki bu iki lambanın hikayesini yazacağım, yine fotoğraf çekmeye üşen, koştur dur, vakit bulama vs. gibi sebeplerden dolayı uzadıkça uzadı. Buralarda hava erkenden kararmaya başladı yine. Işık olsunda fotoğraf güzel çıksın olayından geçeli çok oldu zaten :D

Görmüş olduğunuz siyah lambayı Mayıs ayında Made.com dan almıştım. Made güzel şeyleri uygun fiyata satan bir firma, ismine alışveriş yapana kadar hiç anlam yüklememiştim. Lambayı alıp, ödemesini yaptıktan sonra 12 hafta gibi bir zamanda yapılıp bana gönderileceği bilgisini gönderdiler :) O zaman made olayı konusunda kafamın üstünde bir ampul yandı. Onun öncesinde lambanın bilgilerinde kargo süresi 7 hafta yazıyordu ama ben alıcıların gözü yolda kalmasın diye öyle yazmışlardır, 2-3 haftada gelir diyerekten kandırmıştım kendimi. Arada sırada lambanızın yapımı bittiğinde size haber vereceğiz, İngiltere’ye girdiğinde haber vereceğiz vs. gibilerinden mailler attılar, habersiz bırakmadılar sağolsunlar.

Ben lambayı okuluma yeniden başlayıp dizi dizi çizimler yapmak için almıştım halbuki. 3 ay bekleme gibi bir durumum yoktu. Sonuç olarak Ebay’de lamba kovalamaya başladım. Şurada seneler önce Anglepoise lamba konusunda birşeyler yazmıştım, benzerini almıştım o zaman.Bahamalara taşınırken masa lambalarım hep 0.99 dan satılmıştı ebay de. Öyle birşeyler bulsam da öteki gelene kadar idare etsem diye aramaya koyulmuşken orjinal bir Herbert Terry Anglepoise’e 20 Pound maksimum teklif verirken buldum kendimi :D Sonuç olarak 17 Pound a bana kaldı, kalkıp biraz zıpladım, hopladım,  pek bir sevindim. Gelir gelmez ne kadar kullanışlı olduğunu ve çakması ve gerçeği arasında nasıl dağlar kadar fark olduğunu anladım.

4 ay sonunda Made den aldığım lambam da geldi :) Onu da çok sevdim tip olarak, ama çizim için tasarlanmadığı her halinden belli, kalas gibi bir lamba kendisi. Beyaz olan çok kolay kıvrılıp bükülüyor, çok hafif, ışığı tepesindeki küçük bir düğmeden açıp, kapatabiliyorsunuz. Öteki lambalarda taa arkalara uzanıp, kablonun üzerindeki butonu kullanmanız gerekiyor. Nitekim sonuç olarak gördüğünüz gibi ikisini birden kullanıyorum.

Neyse hazır çalışma mekanımı göstermişken masamın da hikayesini anlatayım. Masanın üst kısmını Ikea’dan, ayaklarını ise Ebay’den almıştım. Masanın üstünü 3-4 senedir bu iş için sakladığım çizgi romanlarla kaplayacaktım ama sonra bazı sebeplerden ötürü vazgeçtim. Başka başka fikirler buldum masanın üstünü boyamak için ama vize durumumuz belli olana kadar hiçbirşeye emek harcamak istemiyorum açıkçası. Şimdilik böyle. Masamın ayakları bu oda da biraz karambole gidiyor, sandalyem deseniz bir önceki evin yatak odasından geldi. Bu evde yer yok diye yeni sandalye almak istemedim, çok takılınca belimi ağrıtıyor. Bilgisayarda 2-3 ayda bir kullanmak üzere orada yer kaplıyor. Zira kendisi sadece oyun oynamak için :D Ben normalde laptop insanıyımdır ama evde fazla bilgisayar olunca eşim kenarda duracağına sen arada oyun oynarsın diyerekten bunu buraya konuşlandırdı :) Böyle klavyeyi kaldır, çizim yap, çizim tahtasını kaldır, başka birşey yap modunda evire çevire kullanıyorum işte.  Bir yerleşsem de adam gibi herşey yerli yerinde olsa..

3 Responses

  1. benden bizden Says:

    Homie’nin sevimliliğini seveyim :)
    Bizim oğlan “anne kedi alalım adını homie koyalım” diyip duruyor :)
    Fotoda görünce aklıma geldi, yoksa lambalarla bir ilgisi yok bu yorumun :P

  2. Tuba Mavituna Says:

    Alin, koyun valla :D

  3. Priss Says:

    Hic sıkılmadan okudum, belki daha cok boyle esyalarin hikayelerini anlatabilirsin.
    Ebay den biseyler almayi hic dusunmemistim, etsy de tr e gonderilmeyen yada cok ciddi kargo maliyetli seyler var:(

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.