Taze Taze Anthropologie

Dün Regent Street’teki Anthropologie’ye gittim. Üzerinden çok geçmeden beğendiklerimi sizinle paylaşayım istedim.

Açılışı mağazanın kendi dekoruyla yapayım. Bu dikley bahçe olayı buralarda son 3-5 yıldır pek popüler. Hatta merkezde bir otelin bütün dış duvarı böyle. Hala nasıl sulandığını çözememiş olsamda bende istiyorum, bende bende şeklinde bir yaklaşımım var bunlara. Belki çok gerçekçi görünen yapay yeşillikle yapabilirim.

Yeşil başlıklı lambaya bayağı bir vuruldum. Zaten aydınlatma bağımlılığım var :) Çok odalı bir ev almam lazım ki, her odaya üçer beşer lamba koyabileyim :P

Sürahi dükkana girdiğimde ilk gözüme çarpan şeydi. Size birkaç sene önce boynuz sevdamdan bahsetmiştim. Hala o dönemi atlatabilmiş değilim. Baykuş dönemim neredeyse sona erdi mesela. Sürahinin üstüne boynuzlu gazoz kapağı açacaklarını da görünce üüüüüüüffff ne zaman birşeyler almaya başlayabileceğim yakarışlarına girdim kendi içimde. Umarım 4-5 ayı geçmez.

Harfleri her yerde, her çeşit materyalden yapılmış halini görüyoruz. Metaliydi, ahşabıydı, kumaşıydı vs. Bunlar kitaptan yapılmış. Bayağı bir orjinal göründü bana. Belki de ne zamandır kendimi ev eşyalarından uzak tutmaya çalışmamdan :) Piyasada ne var ne yok, geri kalmış olabilirim. Birde demir, harflerden kapı tokmakları vardı. Soyadınızın baş harfini alıp kapınıza takmak için güzel bir fikir.

Bunlar da böyle köpekli, mutfak havlusu tutacakları :)

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.