Yeni yılda… ve biraz ben

Büyük bir çoğunluğumuz her yeni yıla girerken o yılda olmasını istediğimiz şeylerin planlarını yaparız. Bayanların bu listesinde ilk sıralarda kilo vermek olur hep :) Erkeklerin ise sigara bırakmak belki? Bir ümitle, geçen yılda beceremediklerimizi başarı ile becermek, sahip olamadıklarımza sahip olmak isteriz. Benim önümüzdeki sene için olan isteklerimden birisi yeniden kendime ait bir çalışma odasına kavuşmak. Zira şu an, iş için olsun, oyun oynarken olsun günün yaklaşık 14 saatini Skype’ta birileriyle konuşarak geçiren eşimin çalışma odasında bir kenara sıkışmış durumundayım. Buna da şükür. Dünyanın bir kısmı açlıktan yıkılırken benimki de dert. Aklıma gelmişken yeni yılda böyle benim gibi şuyumda olsa, buyumda olsa gibi saçmalıklarla uğraşırken birazda yemek, su, ısı bulamayanlara da yardım etmek isteyenler olursa şuradan buyursun. En azından hala kızına, komşu teyzeye vs. hediye alacağınız kırmızı don paralarını birleştirip Afrika’da bir yerlere su kuyusu yapımına yardımcı olabilirsiniz :D

Yeni yılda fazladan odanız ve harcayacak paranız varsa kendinize ait bir oda ayarlamaya ne dersiniz? Benim şimdiye kadar yaşadığım evlerde kimisinde kıyafet + çalışma odam kimisinde çalışma + spor odam oldu. Eşim de son 4 yıldır evden çalıştığından o da hep kendi odasında mutlu mesut yaşıyor. Bu evde kendime ait sadece akan, kokan, küçücük, minicik içi dolu turşucuk bir banyom var (bkz. Londra’da yaşamanın getirileri) ama o bile sadece bana ait olduğundan beni mutlu ediyor.  Zaten iki kişiyiz bütün ev bizim diyenlerinize diyecek birşeyim yok  ama kapınızı çekip o odayı olduğu gibi bırakmak, işinizi toplamak zorunda olmadan 3 gün sonra geri döndüğünüzde kaldığınız yerden devam etmek insanı çok rahatlatan birşey bana göre. Belki ben salondaki battaniyeleri günde 5-10 kere katlayıp yerine koyup, koltuktaki yastıkları ise yarım saatten fazla bir süre için koltuktan kalktığım hemen hemen her sefer düzenli bir şekilde yerleştirmek zorunda hissettiğimdendir ama. Rahat insana hayat daha bir kolay ;)

Evin delisi ismindeki deliye bazı örnekler veresim geldi şimdi. Mesela ben kendime ait bir yerde birşeye yer belirlediysem onun yeri benden başkası tarafından değiştirilmemeli. O yüzden de paylaşımlı alanlar konusuna pek bayıldığım söylenemez. Araba yıkatmayı ne kadar araba temiz oluyor diye çok sevsem de, yıkayan kişinin koltuğumun yerini bozması beni acayip uyuz ediyor. Neyse ki arabamı kullanan başka kimse yok da yıkamadan yıkamaya geriliyorum sadece :) Başkasının yaptığı birçok işi beğenmediğimden hemen hemen her işi kendim yapıyorum. Kontrolsüz bir yaşamı sevmediğimden yurt dışında herkeslerden uzak yaşamak beni çok rahatlatıyor. Böylece misafirin geleceği zaman, dedikodu dinlemek zorunda kalmamak,  beğenmediğim ortamdan istediğimde kalkmak, beğenmediğim kişiyle bir daha görüşmemek gibi birçok şey Türkiye dışında iken kontrolum altında :) Hem planlarımı bozacak kimse de olmuyor hayatımda.  Bu da 7 yıldır okuyanlara benden bir iç dökümü olsun..

Gelelim ana konuya, kendime ait nasıl bir oda yapabilirim diye düşünenlere;

Kıyafet odası olabilir.

Hobi odası olabilir.

Oyun odası olabilir.

Sinema odası olabilir.

Kütüphane olabilir.

Ya da şöyle bir çalışma odası olabilir.

Müzik odası olabilir. Daha bir sürü başka şey de olur. Yeter ki siz isteyin ;) Umut dolu bir yıl dileklerimle.

3 Responses

  1. benden bizden Says:

    Fotoların hepsine bayıldım, umarım 2014′te kendine ait odayı yapıp burada da paylaşırsın.
    Sana, F’a ve Homie’ye mutlu bir yıl diliyorum. Sevgi ve sağlıkla.
    Sevgiler, öptüm!

  2. gülay Says:

    sevgili evin delisi
    seni çook iyi anlıyorum.Kendine ait bir oda.İnsanın içine huzur veriyor.
    Ama ne yazıkki benimde ancak kendime ait sepetim var.İçine dünyaları koyduğum..

  3. Huseyin Sofuoglu Says:

    Londra pahalı bir şehir. İnşallah güzel bir eviniz olur.

Leave a Comment

Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.