Jan 18

Ne zamandır dekorasyonu güzel ve değişik hotel tanıtımında bulunmadığımı farkettim. Herhalde uzun zamandır seyahat edemediğimden. Gerçi son 4 seyahatimizde  hep Airbnb kullandık ya o da başka bir konu.  Bu zincire geçen haftalarda rastladım. Aslında yataklarının fotoğraflarını çok uzun zaman önce görmüştüm ama nereye ait olduklarını bilmiyordum. Zincir dediğime bakmayın, sadece Londra ve Amsterdam da var bunlardan.

Qbic hotel, hotel kavramına değişik bir boyut katmak istemiş. Katmış da. Yatakları el yapımı. Odanın içinde yatak, banyo, bar, televizyon vs. gibi şeyler cubi denen bir küp içinde toplanmış. Her cubi farklı renklerle aydınlatılmış. Ayrıca seçimi sizin yapabileceğiniz birkaç, farklı panel tasarımları var. Lobide dokunmatik ekran, çevredeki gurme restoranlar ve yakınlardaki sinemada hangi filmlerin vizyonda olduğu gibi bilgileri alabileceğiniz bir bilgisayar bulunuyor ve diş macunu, kravat, atıştırmalıklar vs. gibi şeyleri bulabileceğiniz bozuk para ile çalışan otomatik makinalardan (vending machine :) ) bulunuyor.

Bunlardan birinde kalmak isterseniz, geceliği  € 69.00 diyor sitelerinde.  Şuradan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Dec 28

Büyük bir çoğunluğumuz her yeni yıla girerken o yılda olmasını istediğimiz şeylerin planlarını yaparız. Bayanların bu listesinde ilk sıralarda kilo vermek olur hep :) Erkeklerin ise sigara bırakmak belki? Bir ümitle, geçen yılda beceremediklerimizi başarı ile becermek, sahip olamadıklarımza sahip olmak isteriz. Benim önümüzdeki sene için olan isteklerimden birisi yeniden kendime ait bir çalışma odasına kavuşmak. Zira şu an, iş için olsun, oyun oynarken olsun günün yaklaşık 14 saatini Skype’ta birileriyle konuşarak geçiren eşimin çalışma odasında bir kenara sıkışmış durumundayım. Buna da şükür. Dünyanın bir kısmı açlıktan yıkılırken benimki de dert. Aklıma gelmişken yeni yılda böyle benim gibi şuyumda olsa, buyumda olsa gibi saçmalıklarla uğraşırken birazda yemek, su, ısı bulamayanlara da yardım etmek isteyenler olursa şuradan buyursun. En azından hala kızına, komşu teyzeye vs. hediye alacağınız kırmızı don paralarını birleştirip Afrika’da bir yerlere su kuyusu yapımına yardımcı olabilirsiniz :D

Yeni yılda fazladan odanız ve harcayacak paranız varsa kendinize ait bir oda ayarlamaya ne dersiniz? Benim şimdiye kadar yaşadığım evlerde kimisinde kıyafet + çalışma odam kimisinde çalışma + spor odam oldu. Eşim de son 4 yıldır evden çalıştığından o da hep kendi odasında mutlu mesut yaşıyor. Bu evde kendime ait sadece akan, kokan, küçücük, minicik içi dolu turşucuk bir banyom var (bkz. Londra’da yaşamanın getirileri) ama o bile sadece bana ait olduğundan beni mutlu ediyor.  Zaten iki kişiyiz bütün ev bizim diyenlerinize diyecek birşeyim yok  ama kapınızı çekip o odayı olduğu gibi bırakmak, işinizi toplamak zorunda olmadan 3 gün sonra geri döndüğünüzde kaldığınız yerden devam etmek insanı çok rahatlatan birşey bana göre. Belki ben salondaki battaniyeleri günde 5-10 kere katlayıp yerine koyup, koltuktaki yastıkları ise yarım saatten fazla bir süre için koltuktan kalktığım hemen hemen her sefer düzenli bir şekilde yerleştirmek zorunda hissettiğimdendir ama. Rahat insana hayat daha bir kolay ;)

Evin delisi ismindeki deliye bazı örnekler veresim geldi şimdi. Mesela ben kendime ait bir yerde birşeye yer belirlediysem onun yeri benden başkası tarafından değiştirilmemeli. O yüzden de paylaşımlı alanlar konusuna pek bayıldığım söylenemez. Araba yıkatmayı ne kadar araba temiz oluyor diye çok sevsem de, yıkayan kişinin koltuğumun yerini bozması beni acayip uyuz ediyor. Neyse ki arabamı kullanan başka kimse yok da yıkamadan yıkamaya geriliyorum sadece :) Başkasının yaptığı birçok işi beğenmediğimden hemen hemen her işi kendim yapıyorum. Kontrolsüz bir yaşamı sevmediğimden yurt dışında herkeslerden uzak yaşamak beni çok rahatlatıyor. Böylece misafirin geleceği zaman, dedikodu dinlemek zorunda kalmamak,  beğenmediğim ortamdan istediğimde kalkmak, beğenmediğim kişiyle bir daha görüşmemek gibi birçok şey Türkiye dışında iken kontrolum altında :) Hem planlarımı bozacak kimse de olmuyor hayatımda.  Bu da 7 yıldır okuyanlara benden bir iç dökümü olsun..

Gelelim ana konuya, kendime ait nasıl bir oda yapabilirim diye düşünenlere;

Kıyafet odası olabilir.

Hobi odası olabilir.

Oyun odası olabilir.

Sinema odası olabilir.

Kütüphane olabilir.

Ya da şöyle bir çalışma odası olabilir.

Müzik odası olabilir. Daha bir sürü başka şey de olur. Yeter ki siz isteyin ;) Umut dolu bir yıl dileklerimle.

Dec 16

Ben bu Danimarkalı firmayı yeni keşfettim, yine dekorasyondan biraz uzak durma çabalarımdan mı yoksa tamamen tesadüf mü bilmiyorum. Tabi herşeyden haberim olacak diye de birşey yok ama dekorasyon dergisi bile almaya korkuyorum :) Herhalde 1 senede 3 dergi falan almışımdır. Haliyle yeni birşeylerin keşfi de zorlaşmış oluyor.

Cath Kidston ve Pip Studio tarzı şeyleri seviyorsanız bunu da seveceğinizi düşünüyorum.

Lisbeth Dahl yılda iki koleksiyon çıkartıyormuş. Hiçbir ürünleri tasarımcılar onaylanamadan piyasaya çıkmıyormuş. Falan filan..

Bu ara ev dışı aktivitelerden dolayı yazamadım pek.  Geçen haftadan beri gıdım gıdım hazırladım bu postu da. Merak edenleriniz varsa, dün Cambridge’e arkadaş ziyaretine gittim, ondan önceki gün çikolata festivaline gidip şeker komasına girdim :D , ondan iki gün önce ise  Winter Wonderland‘ e gittim. Winter Wonderland kış gelince gitmek için sabırsızlandığım, kendimi çocuk gibi hissettiğim bir yer. Bir süredir gezip tozmamanın acısını çıkarttım herhalde. Bir yandan düzenli yüzmeye gitmeceler, yemek yap, ev işi vs. derken günler geçip gidiyor. Nasıl geçtiğini farketmiyorum bile.

Londra her zaman yapılacak şeyi bol olan bir şehir olmasına rağmen bu dönemde aktiviteler tavan yapıyor. Işıklar, süsler, sokakta şarkı söyleyen Christmas Carol’cular, ortalikta Noel baba kıyafeti ile dolaşan sıradan insanlar, indirimler vs. derken soğuğa ve havanın erkenden kararmasına rağmen dışarda dolaşmak çok eğlenceli geliyor bana. Mesela Cumartesi trende 30 tane falan Noel baba kostümlü insan gördüm :) Onun dışında sokakta yürüyenler de ekstrası. Ocak ayından sonra bunların çoğu bitiyor tabi. O zamana kadar tadını çıkarmak lazım…

Nov 28

Bunlar bir süredir beğendikçe kaydettiğim, gelecekte bir yerlerde uygulamak için ilham kaynağı olacağını düşündüğüm şeyler. Belki sizlere de gelecek projelerinizde ilham olur, kim bilir.

Yukarıda ki pembe dolabı Hollanda da ev eşyaları alırken çok beğenmiştim. Daha doğrusu daha büyüğünü, 10 çekmeceliydi sanırım ama çok pahalı bulduğumdan almamıştım. Hala aklımın bir koşesinde :) arada yukarılara çıkıyor ve kendini hatırlatıyor :)

Banyo konusunda çok çeşitli bir zevkim var, oldukça tutarsız :) Bir sürü banyo tasarlayasım var çeşit çeşit, renk renk, farklı farklı tarzlarda. Eşim de, ben de banyo konusunda çok takıntılıyız. Hatta eşim banyoda sauna isteme gibi boyutlar atlamış durumda :) Bu evi tutmadan önce banyosu çok güzel bir evi sırf banyosu güzel olduğu için tutacaktık ama son anda evin geri kalanına hiçbir eşyamızın sığmayacağı ve mutfağının da berbat olması gibi sebeplerden dolayı fikir değiştirdik. Hep güzel bir banyomuz olsun istemişizdir ama malum kiralık evlerde ordan oraya sürüklenmekten pek güzel banyolarımız olmadı. Sanırım en güzel banyomuz Bahamalar’da ki evimizin ebeveyn banyosuydu. Bakalım bir sonraki istediğimiz gibi olabilecek mi ?

Nov 18

Buralarda çok popülerdir insanların bahçelerine kuş, sincap vs. yemlikleri ve evleri koymaları. Sizde bahçenize, balkonunuza bu tarz şeyler koyup doğaya katkıda bulunabilirsiniz.

Benim gördüğüm, bildiğim kadarıyla Türkiye’de insanlar genellikle balkona kuş gelmesin, yuva yapmasın, etrafı pisletirler tadında takılıyorlardı ama belki de o 50 küsürlü yaşlara özgü bir olay olarak kalmıştır. Belki de yeni nesil biraz daha bu konuda gelişmiştir diye ümid etmekten alamıyorum kendimi :) Burada insanlar bahçe ve balkonlarına kelebek ve arı gelmesi için lavanta ve benzeri bitkiler ekiyorlar. Çiçek aldığınız yerlerde özel olarak kelebek ve arı çekici bitkiler satılıyor.

Siz de kuşlarla, kelebeklerle, arılarla bir arada yaşamaktan hoşlanıyorsanız ve yaşamlarına katkıda bulunup, etrafınızda bolca görmek istiyorsanız işte birkaç öneri. Ben bizim kedi, kuş avlamaya pek meraklı olduğundan kuş ve sincaplar için birşey koyamıyorum malesef ama sincapları mütemadiyen birşeyler tıkınırken görüyorum bizim bahçede. Pek yiyeceğe ihtiyaçları olmasa gerek :D

Bu da kirpi evi :)

« Previous Entries Next Entries »